“Yogi, yaşam süresini günlerle değil nefeslerle ölçer. Nefes pranayamayla uzadığından düzenli pratik yaşam süresinin uzamasına katkıda bulunur.”
Yogik nefes “Pranayama” basitçe “nefes kontrolü” olarak tanımlanır ve geleneksel yoga pratiğinde birincil bileşendir. Prana, bütün vücudumuzun ve hücrelerimizin içine işleyen oksijenden daha sübtil (ince) olan hayat-veren enerjidir. Geçmişte yogiler tarafından arınma, zihinsel odaklanma gençleştirme ve şifa için geliştirilmiş kontrollü ve düzenli nefes egzersizleri serisidir.
Nefesimiz, yalnızca bedeni ayakta tutan yaşam gücü değildir. Aynı zamanda, daha yüksek bilinç seviyelerine kapı açabilir. Nefes olarak bildiğimiz şey, Prana adı verilen daha spiritüel bir gücün yalnızca fiziksel yönüdür. Pranayama uygulaması, vücuttaki yaşamı sürdüren süreçleri kontrol etmek için nefesi kontrol ederek bu enerjiyi kullanmayı içerir.
Vücuttaki pranayı arttırmanın en kolay ve en hızlı yolu, akciğerlere alınan havanın kalitesini ve miktarını etkilemek için nefesimizi değiştirmektir. Bir dakikadaki normal nefes sayısı 14-20’aralığındadir. Bu sayı, vücut hazımsızlık, ateş, üşütme, öksürük, korku, öfke, şehvet gibi duygular sebebiyle rahatsızlık duyduğunda yükselir. Belirgin bir çaba sarfetmeden günde 21.000 kez nefes alıp veririz. Pranayama, nadi adı verilen bedenlerimizdeki enerji kanalları aracılığıyla prana akışını yönlendirmek ve genişletmek için nefesi kullanır. Solunumu doğru ve aktif kullanmamızı sağlayan kas diyaframdır. Diyaframı doğru kullanabilmek içinse nefesimizi burnumuzdan alıp vermeliyiz. Normal nefes alışımızda akciğerlerimizin tüm kapasitesini kullanmayız.
Genellikle nefes alırken diyafram doğru şekilde kullanılmadığı için akciğerlerin sadece üst ve orta bölgeleriyle nefes alınır. Bu durumda da göğüs kafesi fazla genişlemez, oksijen eksikliği olur bu da yorgunluğa sebep olur. Sıradan bir nefeste yeterli miktarda prana alınmaz.
Pranayama’nın arkasındaki yol gösterici ilke, hepimizin bedenlerimizde nefes ve prana – yaşam enerjisi akışını engelleyen fiziksel veya duygusal bloklar tutmamızdır. Bu, kendimizi iyi hissetmememize ve “sıkışmış” hissetmemize veya fiziksel ve duygusal olarak engellenmemize neden olabilir. Düzenli ve kontrollü nefes egzersizleri ile nefes ve prana serbestçe akar, bedenlerimiz düzgün çalışır ve zihinlerimiz daha sakin ve net olur.
Düzgün bir diyafram nefesi için vücudunuzu sıkmayan giysiler giyin ve sırt üstü uzanın, ellerinizi üst karın bölgesine diyaframın bulunduğu yere yerleştirin ve yavaşça nefes alıp verin. Nefes aldığınızda karnınız yükselmeli ve nefes verdiğinizde karnınız aşağı inmelidir.
Yogik nefeste ise omurganız dik bir şekilde oturun, bir duvara yaslanarak ta oturabilirsiniz. Bir elinizi karnınıza diğer elinizi göğüs kafesinizin üzerine koyun. Yavaşça nefes alırken önce karnınızı sonra göğüz kafesinizi ve en son akciğerlerinizin üst bölgesini genişletin ve nefes verirken önce karın boşluğunuz, sonra göğüs kafesiniz en sonra omuzlarınızı serbest bırakarak tüm nefesi boşaltın.
Nefes kontrolü aslında nefes vermeyi kontrol etmektir, enerji akciğerlerin içindeki havayı boşaltarak yenilenir.
Pranyama pratiğinde Puraka (nefes alma) Rechaka (nefes verme) Kumbhaka (nefesi tutma) nefesin üç yönüne atıfta bulunurlar. Sayıma ‘matra’ denir. Bir matra bir saniyeye eşittir ve pranayama sırasında nefes almayı ölçmek, düzenlemek ve iyileştirmek için kullanılan bir sayıdır.
Yeni başlayacak olanlar basit dörtlü nefes çalışması yapabilir. Dört sayıda nefes alın, dört sayıda nefes tutun, dört sayıda nefes verin, dört sayıda tekrar tutun. Dört sayı sayarak tekrar bu döngüyü yapın, bu çalışmayı burundan alıp burundan vererek yapmak ve diyaframı kullanabilmek çalışmanın kalitesini arttıracaktır. Nefesinizin ritmine odaklanın ve ciğerlerinize giren ve ciğerlerinizden çıkan havayı hissedin.
Düzgün diyafram nefesi çalışmalarını ve tam bir yogik nefes çalışmasını bir eğitim almadan yapabilirsiniz ama bazı Pranayama uygulamalarını bir eğitmen eşliğinde yapmak daha uygundur.
